Yaşar KEMAL (Yazar) | Türkülerle Erzurum

Yaşar KEMAL (Yazar)

Yaşar KEMAL (Yazar)
Bu haber 13 Eki 2018 Cts 2:49 tarihinde eklendi.
mm
Paylaş:

ERZURUM ROPÖRTAJI
Bu kitap sayesinde yıllar sonra gün ışığına çıkan Hasankale Yerle Bir başlıklı röportaj, 1952 yılındaki Erzurum depremi sonrasında yaşananları olanca canlılığıyla hatırlatıyor. Âşık Veysel’i Sivas’taki köyünde ziyarete giden Yaşar Kemal, Erzurum’a bağlı Pasinler’de büyük bir yıkıma yol açan depremi İstanbul’a dönmeye hazırlanırken öğrenir ve hemen Hasankale’ye hareket eder. O günlerde Sivas’ta bulunması, Yaşar Kemal’in deprem bölgesine ulaşan ilk gazeteci olmasını sağlar ve deprem haberleri onun aracılığıyla Türkiye’ye duyurulur. Evlerin büyük bölümünün yıkıldığı, insanların eksi 30 derecede çadırlarda yaşam mücadelesi verdiği Hasankale’nin içler acısı durumu Yaşar Kemal tarafından tüm çıplaklığıyla okurlara aktarılır. Bölgede yaklaşık bir ay kalan ve röportajlarını telefon aracılığıyla yazdıran Yaşar Kemal, depremzedelerin acılarına ortak olur, onlarla birlikte çadırda kalır.
Yaşar KEMAL

Yaşar KEMAL

YAŞAR KEMAL:ERZURUM’A İLK KOŞAN GEZETECİ !

Pasinler’de“Taş kesilmiş insanlar, donmuş toprak, gömülemeyen ölüler ve bilen bilir anlatılmaz bir koku… Sakıp Hatunoğlu adında bir arkadaşla birlikte dolaşıyorduk.
Bir donmuş bebek gördük, yaşıyor gibiydi.”

“Ben röportajları aktarıyorum telefonla, gazete filan gördüğümüz yok.

Günler sonra elimize gazete geçti, benim röportajda o bebeği anlatmışım.”

“Okurken önce arkadaşım ağlamaya başladı, sonra ben… O gün bir kez daha anladım sözün gücünü. Basının gücü sözün gücüdür.”

“1952 yılının son günlerinde Aşık Veysel’i görmeye gitmiştim, köyüne. Tam dönecekken büyük bir deprem haberi geldi, 3 Ocak 1952, Erzurum, Hasankale yerle bir olmuş.”

“Yakında olduğum için ilk giden gazeteci ben oldum. Çok büyük acılar yaşanıyordu.

Depremden sağ çıkanlar eksi 30 derecede incecik çadırlarda yaşam savaşı verirken çoğu ‘keşke ölseydik, bu halimizden daha iyi olurdu’ diyordu.”

Bir kitap sayesinde yıllar sonra gün ışığına çıkan Hasankale Yerle Bir başlıklı röportaj, 1952 yılındaki Erzurum depremi sonrasında yaşananları olanca canlılığıyla hatırlatıyor.

Âşık Veysel’i Sivas’taki köyünde ziyarete giden Yaşar Kemal, Erzurum’a bağlı Pasinler’de büyük bir yıkıma yol açan depremi İstanbul’a dönmeye hazırlanırken öğrenir ve hemen Hasankale’ye hareket eder.

O günlerde Sivas’ta bulunması, Yaşar Kemal’in deprem bölgesine ulaşan ilk gazeteci olmasını sağlar ve deprem haberleri onun aracılığıyla Türkiye’ye duyurulur.

Evlerin büyük bölümünün yıkıldığı, insanların eksi 30 derecede çadırlarda yaşam mücadelesi verdiği Hasankale’nin içler acısı durumu Yaşar Kemal tarafından tüm çıplaklığıyla okurlara aktarılır.

Bölgede yaklaşık bir ay kalan ve röportajlarını telefon aracılığıyla yazdıran Yaşar Kemal, depremzedelerin acılarına ortak olur, onlarla birlikte çadırda kalır.

Yaşar KEMAL

Yaşar KEMAL

HASANKALE YERLE BİR!

60 Yıl, günümüzde “söyleşi” ile karıştırılan, unutulmaya yüz tutmuş bir geleneği bize yeniden hatırlatıyor.

İlk Kez Kitaplaşan Hasankale Yerle Bir Röportajı’ndan Bir Bölüm
‘Üç gündür zelzele bölgesinde idim.

Zelzele bölgesi Pasin ovası…

Pasin ovası dümdüz, kar altında… Kar 80 santimetre… Issız bucaksız ovada en ufak bir kara leke yok… Ağaçlar bile bembeyaz, donup kalmışlar.

Yollar boyunca, tek tük, yolcular, birer kara nokta gibi… Burada dünya öylesine beyaz ki… Ovayı bir duman kaplamış, bu sebebden gökyüzü de bembeyaz.

Bir soğuk, bir soğuk, hani havada kuşlar donup kalıyor derler ya, işte, öylesine öldürücü soğuk… Geldim geleli titriyorum.

Öyle geliyor ki insana, güneş bile donmuş.

Zelzele köylerinden birinde not alırken, ellerim donuverdi ve kalem yere düştü.

Bu soğuk altında, çadır içinde insanlar… Tanrının kahrı diye, işte tam buna derler.
Çadırları, yıkılmış evlerin aralarına yapmışlar.

Dışarıdan bakınca, mahruti beyaz çadırlar bir acayib görünüyor. Çadıra benzer yerleri kalmamış.

Çadırların üstüne ot, keçe, çul ne bulmuşlarsa yığmışlar… Yığmışlar ama gene de üşüyorlar…

Kurnuç, Serçe boğazı, Sins, Kalyolaz köyleri dümdüz, yerle bir… Yıkılmış evleri bir bir dolaşıyorum.

Kocaman, bir insan kalınlığında, topraktan fırlamış kalaslar… Damların üstündeki toprak, tam bir metre kalınlığında.

Ve bu topraklar donmuş.

Öylesine donmuş ki… İki adam çalıştı çalıştı da kazma ile bu toprağı parçalıyamadı.

Evlerin tümünün harcı topraktan duvarlar un gibi dağılıvermiş…

Sokak aralarında şişmiş, çoğu yüzülmüş, bazısı da yüzülmemiş hayvan leşleri… Köylere girer girmez gözlere ilk çarpan şey kar üstüne yayılmış kırmızı kan oluyor. Ak kar ve kırmızı kan…

Kurnuç köyünde bir tek küçük köpek gördüm.

Rahatça kar üstüne yatmış ve önündeki manda leşine dişlerini geçirmiş, öylecene duruyor, yemiyor, kımıldamıyor bile…

İnsanların gözleri toprakta. O kadar insanla konuştum da hiçbiri dönüp başka yana, bana bakmadı.

Hepsinin başları toprakta ve sapsarı kesilmişler. Dinliyorlar, bekliyorlar yeni sarsıntıları…

Yaşar KEMAL

Yaşar KEMAL

Yaşar Kemal kimdir

1922’de Osmaniye’nin Hemite köyünde doğdu. Asıl ismi “Kemal Sadık Göğceli”. 5 yaşında kan davası yüzünden babasını yitirdi. Bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti. İlköğrenimini Adana Kadirli’de yaptı. Yazmaya ortaokul sıralarında şiirle başladı. Şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan “Görüşler Dergisi”nde yayınlandı. Ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldı. Irgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu yaptı. Şiirleri, Ülke, Kovan, Millet, Beşpınar gibi dergilerde yayınlandı. 1950’de komünizm propagandası suçlamasıyla tutuklandı. 1951’de cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Cumhuriyet Gazetesi’nde fıkra-röportaj yazarlığı yapmaya başladı. 1962’de Türkiye İşçi Partisi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 1963’ten sonra gazeteciliği bırakıp kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı, 1973-1974’te genel başkanlığını yaptı. 1952’de ilk kitabı “Sarı Sıcak” yayınlandı. Bu bir öykü kitabıydı. İlk romanı “İnce Memed” 1955’te yayınlandı. 1955-1984 arasında öykü, roman, röportaj ve makalelerden oluşan 33 kitabı çıktı. Bunlardan sırasıyla, Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu “Dağın Öte Yüzü” üçlemesidir. Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf ve Hüyükteki Nar Ağacı ise “Akçasaz’ın Ağaları” ismiyle bir dizidir. Yumurcuk Kuşu ve Kale Kapısı da “Kimsecik” isimli bir dizidir. Bu iki kitapta bir bakıma kendi yaşam öyküsünü anlatır. Yapıtlarında Torosları, Çukurova’yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koyar.

Kaynak:Yaşar Kemal reportaj yazarlığında

Hazırlayan:Temel Atalay

Etiketler
Paylaş:
"Yaşar KEMAL (Yazar)" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Bu konuya hiç yorum yapılmadı.
HEMEN YORUM YAP

img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Dadaş Selahattin Turgay DALOĞLU (Gazeteci-Yazar)
1933 yılında Erzurum’da doğdu.Erzurum’da yayın yapan Fazilet gazetesinde çalışmaya başladı....
Dadaş Albay Salim İLKUÇAN
1879 yılında Erzurum’ da doğdu. 1899-1901 yılları arasında Harp Okulu’nda...
Dadaş Azmi Cihat HATİPOĞLU (Eğitimci-Şair ve yazar)
 27 Aralık 1961 tarihinde Erzurum’da doğdu . İlk, orta ve...
Hâce Seyfeddin Efendi Hazretler
Efe hazretlerinin oğlu Hâce Seyfeddin Efendi Hazretleri: Efe Hazretleri ikinci...