DADAŞ Nene Hatun | Türkülerle Erzurum

DADAŞ Nene Hatun

DADAŞ Nene Hatun
Bu haber 13 Mar 2012 Sal 8:54 tarihinde eklendi.
mm
Paylaş:

Dadaş Nene Hatun

Erzurum’da doğdu. 98 yıl Erzurum’da yaşadıktan sonra yine Erzurum’da, zatürre hastalığından hayata vedâ etti. Ölümünden üç ay önce Türk Kadınlar Birliği tarafından yılın annesi seçilmişti.Tarihimizde 93 Harbi olarak anılan 1877 – 1878 Osmanlı – Rus Savaşı sırasında, Erzurum’daki Aziziye Tabyası’nın savunulmasında kahramanca çalıştı. Adını bu şekilde tarihe yazdırdı. Mücâdeleye, küçük yaştaki oğlunu ve kızını evde bırakarak katılmıştı. O sıralarda 20 yaşlarında genç bir gelindi.7 Kasım 1877 gününün gece yarısında, bölge halkından olan Osmanlı vatandaşı Ermeni çeteleri Erzurum’un Aziziye Tabyası’na girmeyi başarmışlardı. Tabyayı koruyan Türk askerlerini öldürdüler. Arkadan gelen Rus askerleri, hiçbir mukavemetle karşılaşmaksızın tabyayı ele geçirdiler. Baskından yaralı olarak kurtulmayı başaran bir er, şehir merkezine ulaşıp kara haberi Erzurum’lulara ulaştırdı. Sabah ezanından hemen sonra minârelerden şehir halkına duyuru yapıldı. “Moskof askeri Aziziye Tabyası’nı ele geçirdi.” Bu haber, Erzurum halkı tarafından, vatan savunması için emir telakki edildi. Silâhı olan silâhını, olmayanlar; balta, tırpan, kazma, kürek, sopa ve taşları ellerine alarak Tabya’ya doğru koşmaya başladı. Kadın – erkek tüm Erzurum halkı yollara dökülmüştü. Koşanlar arasında, erkeği cephede çarpışan bir tâze gelin de vardı. Ağabeyi bir gün önce cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti . Üç aylık bebeğini emzirmiş, “Seni bana Allah verdi. Ben de O’na emânet ediyorum.” Diyerek vedâlaştıktan sonra birkaç saat önce ölen ağabeyinin kasaturasını alarak sokağa fırlamıştı.Erzurumlular, ölüme gittiklerini bildikleri halde, Aziziye Tabyası’na doğru koşuyordu. Tabyaya yerleşmiş olan Rus askerleri, gelenlere yaylım ateşi açtı. Ön sıradakiler o anda şehit oldular. Arkadakiler, geri çekilmek yerine daha bir kararlı ve hızlı olarak ileri atıldılar. Demir kapılar kırılıp içeri girildi. Boğaz boğaza bir savaş başladı. Mükemmel silâhlarla donanmış Moskof ordusu, baltalı – tırpanlı, taşlı – sopalı eğitimsiz halk karşısında ancak yarım saat tutunabildi. 2300 Moskof öldürülüp, Tabya geri alındı. Türkler, 1000 kadar şehit vermişlerdi.Hemen yaralıların tedâvisine başlandı. Nene Hâtun da yaralılar arasındaydı.

Dadaş Nene Hatun

Fakat o yarasına aldırmıyor, evindeki bebeğini unutmuş, diğer yaralıların kanını durdurabilmek, yaralarını sarmak için çırpınıyordu. Nene Hâtun böyle bir ortamda tanındı ve saygı ile sevil di.O’nun, vatan için gece başlayan mücâdelesi, tüm düşman Erzurum’dan kovuluncaya kadar devam etti. Erzurum’un her karış toprağında cephâne taşıyarak, yaralılara hemşirelik yaparak, yemek pişirerek, su dağıtarak, hizmetten hizmete koşarak destanlaştı. Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın zaferinde Nene Hâtun’un ve O’nun vatan aşkını paylaşan sivil insanların da payı vardı.Savaştan sonra da Nene Hâtun, destan kahramanlarına yaraşır bir asâletle yaşadı. Kendisini ziyâret eden NATO’da görevli Amerika’lı subayın bir sorusuna: “O zaman vazifemi yapmıştım. Bu gün de ilerlemiş yaşıma rağmen aynı hizmeti, daha mükemmeliyle yapacak güç ve heyecana sahibim.” cevabını vermişti.

Dadaş Nene Hatun

Dadaş Nene Hatun

Erzurum Aziziye Tabyası

Nene Hatun (d. 1857- ö. 22 Mayıs 1955) 93 Harbi olarak da anılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Erzurum’daki Aziziye Tabyası’nın savunulmasında kahramanca çalışarak adını tarihe yazdıran Türk kadınıdır. Aziziye savunmasına 20 yaşlarında genç bir gelinken, küçük yaştaki oğlunu ve 3 aylık kızını evde bırakarak katılmıştır.
Nene Hatun 1857 yılında Erzurum’da doğdu. 1877 yılında 8 Kasım’ı 9 Kasım’a bağlayan gece, Osmanlı vatandaşı olan Ermeni çeteleri Erzurum’un Aziziye Tabyası’na girmeyi başarmışlardı. Tabyayı koruyan Türk askerlerini uykuda yakalayıp kılıçtan geçirdiler. Bu sırada arkadan gelen Rus askerleri ise hiçbir zorlukla karşılaşmadan tabyayı ele geçirdiler. Baskından yaralı olarak kurtulan bir er haberi Erzurumlulara ulaştırdı. Sabah ezanından hemen sonra “Moskof askeri Aziziye Tabyası’nı ele geçirdi”şeklinde minârelerden Erzurum halkına haber verildi. Bu haberin ardından Erzurum halkından silahı olan silahını, olmayanlar ise balta, tırpan, kazma, kürek, sopa ve taşları ellerine alarak Tabya’ya doğru koşmaya başladılar. Koşanlar arasında, erkeği cephede çarpışan Nene Hatun da vardı. Ağabeyi Hasan bir gün önce cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti . Nene Hatun üç aylık bebeğini emzirdikten sonra, “Seni bana Allah verdi. Ben de Ona emânet ediyorum.” diyerek vedâlaştıktan sonra bir kaç saat önce ölen ağabeyinin tüfeğini alarak sokağa fırlamıştı.
Erzurumlular, ölüme gittiklerini bildikleri halde, Aziziye Tabyası’na doğru koşuyordu. Tabyaya yerleşmiş olan Rus askerleri, gelenlere yaylım ateşi açtı. Ön sıradakiler o anda şehit oldular. Arkadakiler, geri çekilmek yerine daha bir kararlı ve hızlı olarak ileri atıldılar. Demir kapılar kırılıp içeri girildi. Göğüs göğüse bir savaş başladı. Mükemmel silâhlarla donanmış Rus ordusu, baltalı-tırpanlı, taşlı-sopalı halk karşısında yarım saat tutunabildi. 2300’e yakın Rus askeri öldürülüp, Tabya geri alınmıştır. Türk tarafında ise 1000 kadar şehit verilmiştir.
Nene Hatun o günleri özetle şöyle anlatmıştır:

Ağabeyim Hasan cepheden ağır yaralı olarak bir gece önce eve gelmişti. Bir yandan ona bakarken, bir yandan da 3 aylık çocuğumu emziriyordum. Kardeşim o gece kollarımın arasında öldü. Sabaha karşı minarelerden ‘Moskof Aziziye’ye girdi’ diye haykırışlar başlayınca, kardeşimin alnını öpüp, ‘Seni öldüreni öldüreceğim’ diye and içtim. Yavrumu Allah’a emanet ettikten sonra, ağabeyimin tüfeğini ve satırımı alıp dışarı fırladım. Sel gibi Aziziye’ye akıyorduk. Tabyanın mazgallarından düşman ölüm yağdırıyordu. Düşmanda iyi silah vardı, bizde de iman. İleri atıldım. Dadaşlar arasına karıştım. Satırım durmadan kalkıp iniyordu.

Tabya’nın geri alınmasının ardından, aralarında Nene Hâtun’un da bulunduğu yaralıların tedâvisine başlandı. Fakat bu sırada Nene Hâtun yaralı olmasına rağmen diğer yaralıların tedavisini yapmak için çalışmıştır. Nene Hâtun bu özverisiyle tanınıp, saygı ile sevilmiştir.
Nene Hatun’un vatan için gece başlayan mücâdelesi, tüm düşman Erzurum’dan kovuluncaya kadar devam etti. Erzurum’un her karış toprağında cephâne taşıyarak, yaralılara hemşirelik yaparak, yemek pişirerek, su dağıtarak, hizmetten hizmete koşarak destanlaştı. Gazi Ahmed Muhtar Paşa’nın zaferinde Nene Hâtun’un ve onun vatan aşkını paylaşan bütün insanların da payı vardı.
Ölümünden bir yıl önce kendisini ziyaret eden NATO’da görevli Amerikalı subayın bir sorusuna: “Ben o zaman gereken şeyi yapmıştım. Bugün de gerekirse aynı şeyi yaparım” cevabını vermişti. 1955 yılında yılın annesi seçilmiştir. 98 yıl yaşadığı Erzurum’da 22 Mayıs 1955’da zatürre hastalığından dolayı vefat etmiştir. Nene Hatun, kurtuluş mücadelesini verdiği Aziziye Tabyası’na defnedilmiştir. Türk Kadınlar Birliği tarafından ölümünden 3 ay önce yılın annesi seçilmiştir.

Dadaş Nene Hatun

Dadaş Nene Hatun-1954

Çok-tarihi-bir-an-Nene-Hatunun-cenazesinin-gömüldüğü-saatler.-Lala-Paşa-İmamı-Rahmetli-Hafız-Yusuf-Esengül-Arşivi

Dadaş Nene Hatun

Dadaş Nene Hatun

Dadaş Nene Hatun

DADAŞ Nene Hatun

NENE HATUN (1857-1955)

Nene Hatun 1270 (1857’de) Erzurum’un Çeperli köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Hüseyin, annesinin adı Zeliha’dır.

Aziziye savunması sırasında 20 yaşında olan Nene Hatun, köyünden Mehmet Efendi ile evli idi.

Rus ordusunun Pasinler’i işgal edip Erzurum’a doğru ilerlemesi üzerine düşman işgali altında kalma endişesinden ötürü bir çokları gibi eşi ile birlikte Erzurum’a göç etti.

Ruslar’ın Deveboynu savaşından sonra Erzurum’un varoşlarındaki tabyaları da işgal etmesi üzerine Nene Hatun, 3 aylık oğlunu evde bırakarak şehrin savunmasına katıldı ve yararlılık gösterdi.

Nene Hatun ve ailesi savaştan sonra Erzurum’a yerleşti. Erzurum’da Eminkurbu Mahallesinde Kına Sokağındaki otuz beş numaralı evde ikamet etti.

Nene Hatun’un dördü erkek (Yusuf, Nazım, Abdurrahman ve Musa), ikisi kız (Asime ve Nevriye) altı çocuğu olmuştur. Oğullarından ikisi I. Dünya Savaşı’nda şehit oldu.

Cumhuriyet gazetesinin İstanbul muhabiri gazeteci İsmail Habib Sevük’ün 1937 yılında Erzurum’da Nene Hatun ve diğer 93 Harbi gazileriyle yaptığı röportajla Türkiye’ye tanıtıldı.

Geçim sıkıntısı çeken Nene Hatun, 1943 yılında ulusal kadın kahramanlardan Nâme Hanım ile birlikte cumhurbaşkanına bir dilekçe yazarak yardım istemiştir.

Nene Hatun, 1952 yılından itibaren Aziziye Anıtı yapılması çalışmaları sırasında yeniden gündeme geldi.

9. Kolordu Komutanı Korgeneral Refik Koraltan ve karargahı Erzurum’da bulunan Üçüncü Ordu’nun Komutanı Nurettin Baransel Paşa, dönemin belediye başkanı, Erzurum valisi ile TBMM’nin Nene Hatun’a sahip çıkmıştır.

1952 yılında 30 Ağustos Zaferi kutlamalarında kendisine “3. Ordunun Nenesi” unvanı verildi.Türk Kadınlar Birliği’nin girişimi ile Türkiye’de ilk defa Anneler Günü’nün kutlandığı 1955 yılında Birlik kendisine “Yılın Anası” ünvanı verdi.

Nene Hatun, zatürre teşhisiyle tedavi gördüğü Erzurum Numune Hastanesi’nde 22 Mayıs 1955 günü 98 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi, resmi törenle Aziziye Şehitliği’ne defnedilmiştir.

1911 yılında Erzurum Valiliği yapan Mehmet Emin Yurdakul Nene Hatun’dan ve Aziziye mücadelesinden söz eden makaleler yayınlamıştır.

Cumhuriyet gazetesinin İstanbul muhabiri gazeteci İsmail Habib Sevük 1937 yılında geldiği Erzurum’da Nene Hatun ve diğer 93 Harbi gazileriyle yaptığı röportajla bu şahsiyetleri Türkiye’ye tanıtmıştır.

General Ali Fuat Cebesoy 1956 yılında yayınlanan “Moskova Hatıraları”’nda Nene Hatun’dan ve Aziziye kahramanlarından söz etmiştir.

Başrollerinde Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın rol aldığı 1973 yapımı Gazi Kadın adlı film, Nene Hatun’un hayatını konu alır.

Talat Uzunyaylalı’nın Nene Hatun’u konu edinen “Efsane Kadın Nene Hatun” adlı tarihi romanı kitabı 2006 yılında yayımlanmıştır.

Uzunyaylalı, M. Talat, Nene Hatun (Biyografi), Atatürk Üniversitesi Yayınları, Erzurum 2005

2010 yapımı Nene Hatun adlı film, Nene Hatun’un hayatını konu alır.

Etiketler
Paylaş:
"DADAŞ Nene Hatun" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
hasan al;

Mekanın cennet olsun, NENE HATUN. Nurlar içinde yat.


16.04.2012 9:15
FEREYDUN;

Nene hatun için bir yorum var ne acı… Biz tarihimize böyle sahip çıkıyoruz maalesef...


09.03.2013 12:42
KAHRAMAN TÜRK KADINI NENE HATUN » TÜRKÇÜLERİN KAVŞIT YERİ;

[…] Görsel Kaynak: http://www.turkulerleerzurum.com […]


19.04.2014 13:45
Sabri TOPDAĞI;

Yorum yapmak sahip çıkmanın göstergesi olamaz. Sahip çıkmayı 9 Kasım 2013 sabahı hepimiz gördük. Yediden yetmişe tüm Erzurum önce şehitlikte o kahramanlarını andı, sonra tabyalara yürüdü. Bu yetmez muhakkak, ama çok şeyi gösterir.


15.06.2014 15:30
Arslan Küçükyıldız;

Ne sağlığında ne de vefatında yeterince kıymetlerimize sahip çıkamıyoruz.


21.10.2014 9:56
KAHRAMAN TÜRK KADINI NENE HATUN | TÜRKÇÜLERİN KAVŞIT YERİ;

[…] Görsel Kaynak: http://www.turkulerleerzurum.com […]


04.04.2016 12:46
HEMEN YORUM YAP

img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Dadaş Suat IŞIKLI (TRT Saz sanatçısı)
Suat Işıklı 1934 yılında Erzurum’da Dünyaya geldi. İlk ve orta...
Dadaş Hakim DOĞAN (THM Ses ve Saz Sanatçısı)
4 mart 1989 yılında Erzurum’da dünyaya gelmiştir.Küçük yaslarda  babasının öğrettiği...
DADAŞ Aşık Oltu’lu İhsan’i  (Mevlüt Çalışkan)
1900-1991. Oltu’nun Sütkans (şimdiki adı Duralar) köyünde doğdu. Asıl adı...
DADAŞ Mehmet TAŞTAN (Hukukçu-Şair )
 1967 Erzurum doğumlu.1984′te Erzurum Lisesi’ni bitirdi. 1988′de Marmara Üniversitesi Hukuk...