Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
Bu haber 11 Mar 2017 Cts 5:28 tarihinde eklendi.
mm
Paylaş:

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA (1914 – 2008)

1914’te İstanbul’da doğdu. Aslen Erzurumludur.Babası subay olduğu için ilk ve orta öğrenimini Türkiye’nin değişik yerlerinde tamamladı. Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okulu’nu bitirdi. Orduya katıldı. 15 yıl asker olarak hizmet yaptı, Doğu ve Orta Anadolu, Trakya’yı dolaştı. Önyüzbaşı rütbesinde iken kendi isteğiyle ordudan ayrıldı. Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü’nde kısa bir süre görev yaptı. Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi olarak İstanbul’da çalıştı. 1959’da İstanbul Aksaray’da “Kitap” Kitabevini açtı. Yayıncılık yaptı, 1960-1964 arasında “Türkçe” isimli bir aylık dergi çıkardı. 1970’te yayınevini kapattı, sadece şiirle uğraşmaya başladı. Yayınlanan ilk yazısı Yeni Adana Gazetesi’nin 1927’de düzenlediği yarışmada birincilik alan bir öyküydü. İlk şiiri “Yavaşlayan Ömür” 1933’te İstanbul Dergisi’nde çıktı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı, Gençlik, Yeditepe, Türk Dili, Yenilik, Vatan, Çağrı, Türkçe, Ataç, Türk Yurdu, Yön, Devrim gibi dergilerde de yayınlandı. İlk şiirlerinde Necip Fazıl Kısakürek etkisinde kaldı. “Havaya Çizilen Dünya” (1934) şiir kitabındaki şiirlerinde bu etki görülür. Kendi şiir çizgisine yönelişi “Çocuk ve Allah”, “Daha” (1940) kitaplarıyla başlar. Şiiri “sezgi” ve “us” olmak üzere iki dönemde incelenebilir. Sezgi dönemi eserleri “Havaya Çizilen Dünya” (1934), “Çocuk ve Allah” ile “Daha”yı (1940) izleyen “Çakırın Destanı” (1945), “Taş Devri” (1945) kitaplarını kapsar.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

“Asû” (1955) ile başlayan ikinci dönem günümüze kadarki şiirlerinde etkin olan “usçu” dönemdir. Sezgi döneminde kendine has bir şiir dili ve biçemi yaratmaya çalıştı. “Us” dönemi ise güçlü bir Türkçe tutkusuyla dikkat çeker. Dağlarca bu dönemde dilin arılaştırılması çabalarına katıldı, evrensel temalara ağırlık vermeye başladı. 1970 sonrasında yoğunlukla çocuk şiirleri yazdı. Hem Türkiye’de hem uluslararası düzeyde birçok ödül kazandı, bir çok ülkede şiirleri okundu. Kitapları birçok dile çevrildi.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI

Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.
Mustafa Kemal’in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafifletir, inceden inceden.

İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
Niceden, niceden.

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez,
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
Nasıl dururdu Mustafa Kemal’in kağnısı.
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.
Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı, bacım,
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA’nın Eserleri:

ŞİİR:

  • Havaya Çizilen Dünya (1935)
  • Çocuk ve Allah (1940)
  • Daha (1943)
  • Çakırın Destanı (1945)
  • Taş Devri (1945)
  • Üç Şehitler Destanı (1949)
  • Toprak Ana (1950)
  • Aç Yazı (1951)
  • İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya (1951)
  • İstiklal Savaşı- İnönüler (1951)
  • Sivaslı Karınca (1951)
  • İstanbul-Fetih Destanı (1953)
  • Anıtkabir (1953)
  • Asu (1955)
  • Delice Böcek (1957)
  • Batı Acısı (1958)
  • Mevlana’da Olmak (Gezi) (1958)
  • Hoo’lar (1960)
  • Özgürlük Alanı (1960)
  • Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte, 1961)
  • Aylam (1962)
  • Türk Olmak (1963)
  • Yedi Memetler (1964)
  • Çanakkale Destanı (1965)
  • Dışarıdan Gazel (1965)
  • Kazmalama (1965)
  • Yeryağ (1965)
  • Vietnam Savaşımız (İngilizcesiyle, 1966)
  • Kubilay Destanı (1968)
  • Haydi (1968)
  • 19 Mayıs Destanı (1969)
  • Vietnam Körü (destan-oyun) (1970)
  • Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970)
  • Malazgirt Ululaması (1971)
  • Kınalı Kuzu Ağıdı (1972)
  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973)
  • Horoz (1977)
  • Hollandalı Dörtlükler (1977)
  • Çukurova Koçaklaması (1979)
  • Nötron Bombası (1981)
  • Yunus Emre’de Olmak (1981)
  • Çıplak (1981)
  • İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985)
  • Uzaklarda Giyinmek (1990)
  • Dildeki Bilgisayar (1992)

ÖDÜLLERİ

  • 1946 CHP Şiir Yarışması üçüncülüğü
  • 1956 Yeditepe Şiir Armağanı Asu kitabıyla
  • 1958 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Delice Böcek kitabıyla
  • 1966 Milli Talebe Federasyonu Turhan Emeksiz Şiir Armağanı Delice Böcek ile
  • 1977 Sedat Simavi Vakfı Ödülü’nü Peride Celal ile bölüştü, Horoz şiir kitabıyla
  • 1967 International Poetry Forum (Uluslararası Şiir Forumu, Pittsburg
    Amerika) tarafından “En İyi Türk Şairi” seçildi
  • 1974 Struga (Yugoslavya) Şiir Festivalleri’nde Altın Çelenk ödülü

 

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

DADAŞ Fazıl Hüsnü Dağlarca(Abdurahman Zeynal hocamn kaleminden)

Acaba kaç Erzurumlu Fazıl Hüsnü Dağlarca´yı Erzurumlu olarak bilir. Kendi adıma söyleyeyim, bilmiyordum. Ancak bir kaç yıl önce Türk Ocağı´nın düzenlediği haftalık sohbetlerden birinde Sayın Yard. Doç. Dr. Tacettin Şimşek anlatıncaya kadar. Kendi kendime kızdım, hayıflandım, bu kadar yıl kitapla haşır- neşir olmuş birisi olarak geçen yıllarda vefat eden yaşayan en büyük Türk şairini tanıyamamaktan utandım.
Hayatında 139 şiir kitabını yayımlayan binlerce şiir yazan bu yitik Erzurumlu Dadaş´ı bilememekten utandım. Bu ünlü şaire Petersburg Üniversitesi geçmiş yıllarda yaşayan en büyük Türk şairi unvanını vermişti. Onun ünü Kafkaslara, Rus coğrafyasına, Balkanlara, İran´a çoktan ulaşmıştı ama ben bir şiirini bile bilmiyordum.
Dağlarca; subay bir babanın oğludur. Bu nedenle hayatının bir bölümü Anadolu´nun değişik yerlerinde geçmiştir. Teğmenken tayini Erzurum´a çıkar. O yıllarda Erzurum´un kurtuluşu ile ilgili etkinliklere katılır. Nene Hatun´u tanır. Yıl: 1936. O yıllardan sonra kafasında tasarladığı Anayurt destanını yani Nene Hatun destanını 1971 yılında bitirir.Şair 1980´lerde gittiği Rusya gezisinde Aleksandır Puşkin´in mezarını ziyaret eder. Bu bir iade-i ziyarettir. Çünkü Puşkin 1829 yılındaki Rus işgalinde Erzurum´a gelmiş Erzurum´a yolculuk adlı seyahatnamesini yazmıştır. Şair “Babamın memleketinden senin memleketine geldim” demek suretiyle tarihi bir hatırlatma yaparÖmrünce Erzurum´u hiç unutmaz. Erzurum onun baba memeleketidir. Hep bir umutla bekler acaba Erzurum´un yetkilileri bana bir hemşerilik beratı verirler mi…? Beklediği gerçekleşmez. 2008 yılının bir sonbahar günü ömrünü tamamlar ve ahrete göçer. Ama Erzurumlu onu hiç tanımaz.Abdurahman Zeynel hocamız yazdı sağolsun.
TÜRK OLMAK
İşte tarladan yelden ormandan büyümüşüz,
Ovalarla denizlerle dağlarla bir..
Tutmuş ellerimiz, yürümüş ayaklarımız
Güneyden kuzeye, doğudan batıya
Türk olmak çalışmak demektir.

Yok hele, oğul kız, yok hele,
Yüreğimizde karanlık, alnımızda kir.
Bize yönelen isterse yeryüzü olsun
İsterse gökyüzü
Türk olmak karşı koymak demektir.

İçine, çiçeklerin yıldızlarını ulusların,
içine gir.
Geceden gündüze, eskiden yeniye yürü sen,
Yürü sen,
Türk olmak yaşamak demektir.
Fazıl Hüsnü Dağlarca

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Etiketler
Paylaş:
"Fazıl Hüsnü DAĞLARCA" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Bu konuya hiç yorum yapılmadı.
HEMEN YORUM YAP

img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Dadaş Kadir KESEMEN – Film Yapımcısı
Yeşilçam’ın Unutulmaz Filim Yapımcısı 1927 yılında Erzurum’da Ramazan ayının kadir...
Dadaş Ercan Gezmiş-Hababam Sınıfı-(Postal Rıza)
4 Aralık 1957 Erzurum (Lalapaşa Mahallesinde Doğdu)İlk Ve Orta Öğremini...
Ahmet CEVAT (Şair)
AHMET CEVAT (1892-1937) ”I.Dünya Savaşı yıllarında, işgal edilerek Batum’a bağlanan...
Ahmed Süheyl Ünver (Türk Yazar ve Doktor)
Malazgirt Zaferi’nin 900. yılı anısına Erzurum ve Malazgirt’te düzenlenen etkinliklere...