Geri git   Türkülerle Erzurum Forum > DADAŞLARIM > Gönüle Işık Saçan Hak Dostları

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-28-2008   #1
Ahmet Cinisli
Administrator
 
Ahmet Cinisli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Üye No: 1
Mesajlar: 1.082
Ahmet Cinisli - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Ethem BABA-NARMAN-ERZURUM

ETHEM BABA
( Şeyh İbrahim Ethem )
Narman - ERZURUM


ET H E M B A B A (1836-1916)
Erzurum’un önemli alimlerinden biri olan Ethem Baba, 1836 yilinda Erzurum’da dünyaya gelmistir. Asil adi Seyh Ibrahim Ethem Erzurumî’dir. Babasi Afganistan’dan göç ederek Erzurum’a yerlesen Seyh Muhammed Nesibî’dir.1
Küçük yaslarda medrese egitimi görmeyen Ibrahim Ethem, rüyalarinda Peygamber efendimiz (S.A.V)’den aldigi dini bilgi ve Batini ilmiyle olgunlasip kemale erdikten sonra kendini ibadete verir. Bir gece rüyasinda Hz. Ali (R.A) tarafindan icazet almasi için Sivas’ta bulunan Semsi Suzi Hazretlerine talebe olmasi emrolunur. Ibrahim Ethem Sivas’a giderek Seyh Suzi’nin dergâhina intisab eder. Gece ve gündüz zikir ve tevekkülle mesgul olunur. Dört gün içinde bu dergâhtan icazet alir. Kisa sürede icazet almasinin nedenini soranlara Semsi Suzi ise, Onun icazetini Hz. Resulullah imzaladi, ben de verdim” der. Seyh Suzi, Ibrahim Ethem’i halki irsad etmek üzere Narman’a gönderir.
Narman’a gelen Ibrahim Ethem Naksibendi ve Kadiri Tarikatlarina Seyh’lik eder. Bunu zamanindan intikal eden yasli kisiler ve mezar tasindaki:
Tarikimiz Naksibendi, Meslegimiz Halveti, edebimiz Kadiridir biz Muhammed ümmeti on iki tarikatta vardir Seyhimizin hidmeti” yazili iki satirlik yazidan anlasilmaktadir.
Geçimini ayakkabi tamirciligi ile saglayan Ibrahim Ethem, belirli gecelerde meclisinde hazir bulunan müritleriyle Allahu Taala’yi (C.C) zikretmekle mesgul oldu. Manevi bir haz içerisinde halki irsad etti. Aralarinda halk arasinda çok taninan Avnî mahlasiyla Abdullah Hoca, Molla Recep, Osman Efendi, Hafiz Halil Efendi, Haci Ahmet Efendi’nin de bulundugu çok sayida mürid yetistirdi.
Manevî ilminden büyük ölçüde Narman halki faydalandi. Batinî ilmini iyi bilen Ibrahim Ethem, kendisi gibi ilim sahibi olan Samikaleli Asik Sümmani, Sanamerli Ahmet Baba, Kihdikli (Tuztasi köyü) Ali Baba ile bu ilim sayesinde birbirlerini görmeden istisarelerde bulunurlardi. Keganili (Mahmut Çavus Köyü) Hafiz Mustafa Hoca, Habil Hoca ve Isikli pehlivanla da yakin münasebetleri vardi.
Keramet ehli de olan Ibrahim Ethem’in çok sayida kitap ve siirleri olmasina ragmen, bu eserler Birinci Dünya Savasi sirasinda yakilarak imha edilmistir. Onun beyitlerini bilen kisilerin de ölmesi nedeniyle günümüze kadar bu beyit ve eserlere ulasilamamistir.
1916 yilinda Narman’da vefat eden Ibrahim Ethem’in, Ahmet, Mehmet, Ömer isminde üç oglu Esma isminde de bir kizi dünyaya gelmistir. Torunlari ise halen Narman’da ikamet etmekte, bir kismi ise Istanbul ve Bursa’ya göç etmislerdir.
Türbe ilçe merkezinde Camii Kebir, Camii Sagir ve Tuzla Mahallelerinin birlestigi noktada bulunmaktadir. Ilçe merkezinde yol açma çalismalari nedeniyle birkaç kez Karayollari ekiplerince yikilmak istemistir, fakat torunlari ile ilçe halkinin itirazlari sonucu yetkililerle yapilan müzakereler sonucunda yolun; Türbe’nin her iki yanindan açilmasina karar verilmistir. Türbedeki mezarlarin birisi Molla Recep’e, digeri de Keganili Cezayir’e aittir. (Türbede toplanan cemaate ve ögrencilere büyük hizmetlerde bulunmus bir Türbedardir. Yapmis oldugu bu fedakârliktan dolayi da öldügünde Türbeye defnedilmistir).
Türbenin mimarî bir özelligi olmamasina ragmen 1995 yilinda yapilan restorasyonla son hali verilmistir.




KERAMETLERİNDEN BAZI ÖRNEKLER
Narman’ın Sülüklü köyünden Ali isminde bir zat Kore harbine gider. Bir gece uykudan uyanarak zafer çığlıkları atar. Türk birliğinin komutanı, “Oğlum sen delirdin mi bizim askerimizin çoğu şehit oldu bir avuç askerle nasıl düşmanla baş ederiz?”. Ali, “Komutanım zafer bizimdir Allahu Taala bizimle beraber, evliyalar şehitler bizimle beraber zafer bizim olacak” der. Düşmanla kıyasıya bir savaştan sonra düşman birlikleri yenilgiye uğrar. Komutan, “yavrum Ali gel bakalım sen ermiş misin nereden bildin zaferin bizim olacağını?” Ali, “komutanım bizim ilçede Ethem baba isminde bir evliya var rüyamda “Evladım Ali zafer inananlarındır. Allah, evliyalar ve şehitler sizinle beraberdir dedi bayrağı elimden aldı ve şu tepeye dikti”der. Komutan bayrağı alarak Ali ile beraber Ethem Babanın gösterdiği tepeye dikerler.Narmanlı Kemal Öz ün bizzat kendi dilinden: Ethem Babanın tekkesinin yanında terzi dükkânım vardı. Kara kışın ortasında yakacağım bitti. Çalışmak zorundayım tekkeden içeri girdim, tekkenin tavanından birkaç odun parçası düşmüş içeriye de kar yağmaktaydı. Odunları toplayıp yakmayı, öğlenden sonra da gidip tekkenin tavanını tamir etmek için sağlam odun almayı düşündüm. Odunları sobaya attım, ateşledim. İşin yoğunluğu nedeniyle gidip ağaç almayı unuttum. Akşam oldu sobayı söndürdüm eve gittim. Geldiğimde sobadaki ağaçların yanmadığını gördüm, halbuki önceki gün akşama kadar ısınmıştım. Ürperdim, hemen gidip odun aldım ve tekkenin tavanını tamir ettim. Aynı odunları tekrar ateşledim birkaç saat sürmeden odunlar yanıp kül oldu dedi.Bir rivayete göre, Ethem Babanın vefatından sonra Narman da sel felaketi yaşanır. Gün boyunca yağan sağanak yağıştan sonra ilçeyle bağlantısı olan derelerden özellikle deve han deresinden gelen sel önüne kattığı büyük ve küçükbaş hayvanları alıp götürür. Halkın panik içerisinde koşuştuğu bir anda tekkeden aksakallı birisi çıkar. Sel felaketinin daha fazla zarar vermemesi için Allah’a dua eder o esnada sel yatağını genişleterek üç kola ayrılır etkisini kaybeder. Hayvanlar da yaralı olarak sel sularından kendileri çıkarlar. O günün ermiş insanları bu aksakallı kişinin Ethem Baba olduğunu söylemişler.
Rus ile Türk Askerleri arasında güreş Müsabakaları düzenlenir. Bir Rus pehlivanı bütün rakiplerini yener. Bunun üzerine Rus komutanı Türk komutanının karşısına geçerek; “Var mı başka pehlivanlarınız yoksa size bu pehlivanı tohumluk verelim” der. Bu hakaret Türk komutanının zoruna gider ve her yere haber salar. Rus pehlivanını yenecek bir Türk pehlivanı ararlar. Rus pehlivanını yenecek tek bir kişi vardır, oda Işıklı Pehlivan’dır, fakat oda yaşlanmıştır. Işıklı pehlivana gelerek durumu izah ederler. Işıklı pehlivan, “Yaşlıyım ama Türkün şerefi söz konusuysa gelirim ama siz yine de oğlum Aslanı götürebilirseniz götürün yoksa ben hazırım” der. Aslan Pehlivan ise o esnada hapis yatmaktadır. Ceza evi müdürüne de durum izah edilerek izin alınır. Aslan Pehlivan önce babasına giderek elini öpmek ister. Işıklı Pehlivan elini öptürmeyerek, “Git Sümmani Babanın Ethem Babanın ve Ali Babanın elini öp” der. Aslan pehlivan önce Sümmani Babanın elini öpmek için Samikaleye gider. O esnada Ethem Baba ve Ali Baba da Sümmani Babanın hanesinde bulunmaktadırlar. Hepsinin elini öper ve onlar da “Aslan darlandığın zaman Yetiş Ey Sümmani, Ey Ethem, Ey Ali de gerisini bize bırak” derler. Aslan Pehlivan müsabaka alanına gider. Aslan, Rus Pehlivanla güreşmeye başlar. Rus pehlivan her defasında Aslan pehlivanı yerden yere vurmaktadır. Aslan Pehlivan‘ın aklına aldığı tembih gelir ve “Yetiş Ya Sümmani, ya Ethem, ya Ali” dedikten sonra Rus Pehlivanını yerden yere vurmaya başlar ve güreşin galibi olur. Babası ona “Sümmani sararsa, Ali kollarını bağlarsa, Ethem de çelme takarsa Aslan Elbette yıkar” der.

SÜMMANİ’NİN ETHEM BABAYA YAZDIĞI ŞİİRLER :
Ey salihgâh agâh olun ser-giriftar burdadır
Sapmayasız tercümansız gûş-ı ağyâr burdadır
Fikrizi keruban etmen ham hayal çarşısına
Doğru metre doğru hapan doğru pazar burdadır


Açmışız hay kapısını hayya nazar etmeye
Hay ile haydır daima yâr ile yâr burdadır
Göz odur ki gördüğünden gayriye meyletmeye
Göz ile göz söz ile söz aslı tüccâr burdadır.


Âşığın derd-i davası Ali Aba âhıdır
Âhından âh gösterenin haznedâr buradadır
Söyleyen Sümmânî ama eşâr-ı aşk râhıdır
Bu râhını gösteren kimdir ki Haydar burdadır.

Bugün vardım dost bağına
Ne hoş gelir cûşun bülbül
Açılmış güller müzeyyen
Ya nedir telaşın bülbül

Bülbülün çektiği zardır
Arada vasıta hârdır
Hakkın dört bin ismi vardır
Sende mevcut meşkın bülbül

Bini Tevratta beyândır
Bini Zeburda ayândır
Dört kitapta dört bin tamdır
Dumanlıdır başın bülbül

Sen bülbülsün doğru rahta
Artar feyzin sehergahta
Muradın cemallahta
Kimse bilmez işin bülbül

Bülbül ne hayâl bâbında
Nûşu var aşkın âbında
Dâim sen rıza bâbında
Sümmân olsun eşin bülbül


ABDULLAH (AVNİ) HOCANIN ETHEM BABAYA YAZDIĞI ŞİİR:
Ben seni sevdim ezeli
Aşkınla olmuşam deli
Bildirendir lemyezeli
Abdulkadir Seyyid Yahya
Şemsi Suzi Ethem Baba

Tarikimiz hem ikidir
Meslek Peygamber silkidir
Şeriat tarikat mülküdür
Abdulkadir Seyyid Yahya
Şemsi Suzi Ethem Baba

Halvetidir hem Kadiri
Bildirir batini zahiri
İrşad eder tezzakiri
Abdulkadir Seyyid Yahya
Şemsi Suzi Ethem Baba

Abdulkadir Hocaları
Boş geçirmez geceleri
Yetiştirir niceleri
Abdulkadir Seyyid Yahya
Şemsi Suzi Ethem Baba

Taze gülleri düşürür
Aşkın narında pişirir
Çapan yollara aşırır
Abdulkadir Seyyid Yahya
Şemsi Suzi Ethem Baba

Bağında güller bitirir
Benlikli başın itirir
Aşkın narında pişirir
Abdulkadir Seyyid Yahya
Şemsi Suzi Ethem Baba

Her yerde vardır Kemalin
İçir bize aşk zülalin
Göster evliya cemalin
Abdulkadir Seyyid Yahya
Şemsi Suzi Ethem Baba
Abdulkadir ERKAL
Atatürk Üni. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü



Ahmet Cinisli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:06 AM .


3.6.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.