Geri git   Türkülerle Erzurum Forum > DADAŞLARIM > Erzurum Şairleri

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-17-2009   #1
Ahmet Cinisli
Administrator
 
Ahmet Cinisli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Üye No: 1
Mesajlar: 1.082
Ahmet Cinisli - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Muhsin AYDOĞAN-İSPİR-ERZURUM

DADAŞ
Muhsin AYDOĞAN


Erzurum’a bağlı İspir ilçesinde 1930 yılında dünyaya gelmiştir. Kur'an-ı Kerimi babası Mehmet Efendi'den öğrenmiştir. Sonra, Denizli'de oturan amcası Hacı Mustafa Efendi'nin yanına gönderilmiş ve hafız olması için Kur'an kursuna verilmiştir. Bir müddet bu kursa devam etmiş, pek tatmin edici bulmadığı için terk etmiştir. Yine amcasının vasıtasıyla Manisa Müftüsü Muhammed Tevfik Efendi'nin yanına gönderilmiş, bir süre bu zatın yanında kalmıştır. Yalnız, içinden bir ses kendisine 'Sen İstanbul'a gitmelisin' demektedir. Bu sırada imdadına Hızır gibi yetişen, Sultan Muhammed Reşad Han Hazretlerinin imamlarından 'Hünkâr imamı' diye maruf şair Hacı Mustafa Necatüddin Efendi, Manisa Müftüsüne misafir olarak gelmiş idi. Müftü Efendi, Efendimizin durumunu Mustafa Necatüddin Efendiye anlattı ve kendisini bu zata teslim etti. Bu vesile ile İstanbul'a gitmiş oldu.
Mustafa Necatüddin Efendiden Kur'an-ı Kerimi ezberlemiş, ve usul-ü kıraatı bu zattan okumuştur. Yine bu zatın vasıtasıyla arabcayı, Fatih müderrislerinden Musa Kâzım Efendi'den okumuştur. Bu ilmi tahsil için uzun müddet İstanbul'da kalmıştır.
Sonra, doğduğu ilçe İspir'e dönmüştür. İlk Kur'an kursunu burada açmış, ve bir müddet fahrî Kur'an kursu öğretmenliği vazifesini devam ettirmiştir. Birçok hafızlar yetiştirmiştir. Sonra askerlik görevini yerine getirmiştir. Askerlikten sonra 15 sene Erzurum civarında imamlık vazifesinde bulunmuştur. Daha sonra Denizli'ye hicret ederek, bir müddet burada ikamet etmiştir. Bir davet üzerine, Isparta ilçelerinden Atabey'e gitmiş, 7 sene burada resmî imamlık ve fahrî vaazlık vazifelerinde bulunmuştur. Bu beldede birçok ma'nevi ni'metlere nâil olmuştur.
1968-1970 senelerinde hacca gitmiş ve tekrar memleketi Erzurum'a dönerek, Ilıca ilçesine yerleşmiştir. Burada da geçici bazı vazifeler almıştır. Yaptığı tüm vazifeler, hep O'nun rızası için olmuştur.
ESERLERİ:
1 . Tasavvufnâme
2. Vahdet-i Vücud Risalesi
3. Divan

Kaynak: Sezai AYDOĞAN (Oğlu)


OLUR PEYDA

Hakk’ın kudretine bir nazar eyle, cümle şuhudundan Hakk olur peydâ
Yedirsen merkebe rengarenk çiçek, sonunu seyretsen ters olur peydâ
Ya versen arıya bilcümle çiçek, evirir çevirir bal olur peydâ
Tecelliye mazhar bu cümle ekvan, fâilin fiilinde iş olur peydâ

Bilcümle işlerin fâili Allah, icadda nisbette kul olur peydâ
Seyr-i sülûk gören bu sırrı anlar, sülûk olmayanda şirk olur peydâ
Sâlik varlığından eylerse tecrid, zulmeti mahv olup nur olur peyd¬â
Cümle mahlûkata bakar bir gözle, şaşı görmez gayrı bir olur peydâ

Farkı cem’i bir nazarda zevk eder, arifin şuhudunda Zat olur peydâ
Sadefin ağzına düşse bir katre, sallayup çalkayup dürr olur peydâ
Yılanın ağzına girince dane, hayata son veren zehr olur peydâ
Cümle tecelliyat Hakk’ın kudreti, kul kîyl û kâl eder söz olur peydâ

Arif bu esrara olunca vakıf, nazlı niyaz eder naz olur peydâ
Tevhid izâfatı ıskat eylemek, nefy’ide isbatta Hakk olur peydâ
Tevhide gark olanda nefy’i isbat olmaz, Muhsinin zevkinde Zat olur peydâ

GELDİK

Nefakhtü min ruhi edince zuhur, birer sûret giydik ekvane geldik
Muhabbet sırrına mazhar olunca, zuhur arzederek insana geldik
İnsanda seyrettik yârin cemalin, şuhudu zevk ile irfana geldik
Herşey izafîdir el’an kemakân, bunu bilmek için imkâne geldik
Muhsin fâş olmaz sırr-ı hakayık, bu sırrın seyrinde seyrana geldik

Sabâ, selâmımı götür nazlıma, anlat ahvâlimi inceden ince
Bu dil-i pürhûndan bir haber yetir, söyle perişanım inceden ince
Garib düştüm vatanımdan aslımdan, ağlarım gurbette inceden ince
Tut elimden beni erdir Habib’e, seyr-i seyran ede’m inceden ince

Ben o gül cemalin bülbülü oldum, terennüm eylerim inceden ince
Eğer bu nâmeme cevab gelmezse, kıyarım canıma inceden ince
Ten ne ki yoluna bin canım feda, aşık canın verir inceden ince
Bu kadar feryada bu kadar âha, lütûf kerem eder inceden ince

Aşıkım ezelden yâr cemaline, yanarım sönmezem inceden ince
Durma sabâ götür nazlıma nazım, de, Muhsin ağlıyor inceden ince

İSPİR

Vadi-i hayret, verirsin ni'met, bu ne ulviyyet, güzelsin İspir
Bağ ile bahçeye mazharsın ezel, hilkâten fıtraten güzelsin İspir
Etrafın dağlarla çevrili durur, Kal'anın barusi selâma durur
Görünüş manzaran güzeldir İspir


Kadı Medresesi bir dar'ül fünûn, şark ile garbe dağılmış ünün
Ahıska İstanbul tatmış ürünün, bu mazhariyette alâsın güzelsin İspir
Selçuki Camiinle, Mescid Şah Melik, Halife Davut'la bir çok memalik
Mazine bakılsa zenginsin, güzelsin İspir

Uçurmuş bülbülün mahsun bir çehre, hüzünle bakıyor bu yeni nesle
Mateminle dahi güzelsin İspir
Beşbin sene gibi bir tarihin var, bu vasıflar sana dar geliyor dar
Muhsin gibi senin bir meddahın var, her türlü övgüye seza'sın İspir

İSPİR-2


Bir üçte ayrıldım senden, senk-i siteminden kurtuldum İspir
Gör neler ettin, gurbete attın, bir pula sattın, kurtuldum İspir

Sende seslendim, sende beslendim, sonra küslendim, kurtuldum İspir
O dar vadide, rind idim rinde, koydun bin derde, kurtuldum İspir

Sende sakinler âh ile inler, cûy-u ruh çinler, kurtuldum İspir
Çoktur serencam, hoş buldu encam, Muhsine ihsan, kurtuldum İspir

DENİZLİ

Sen Denizli şehri, ey câyi mekardeğer, sende medfun durur, mader ile peder
Ey Medine misal Denizli şehri, ariflere medfen gülistan şehri

Aşıkların çoktur kenar köşede, feyz-i füyuzatın belli herşeyde
Ey Medine misal Denizli şehri, ariflere medfen gülistan şehri

Sende bu himmete oldum âşinâ, gönlüme bahş ettin, kıldın rûşinâ
Ey Medine misal Denizli şehri, Muhsin aşıkların gülistan şehri

DEĞER

Ne güzeldir Denizli'nin havası, her yanından gelir bülbül sedası
Burda vardır erenlerin duası, bir senki bin dürr-ü gühere değer

Coşkun coşkun akar çağlar suları, bol bol olur rengarenktir gülleri
Tatlı şirin güzel olur dilleri, bu halleri bin fesahat bin belâgata değer

Abidleri zakirleri çokçadır, gönülleri hem gözleri tokçadır
Denizli bir açılmamış bohçadır, bu bohçanın içi âleme değer

Ser verir sırrlarını vermezler, bir görürler iyi kötü demezler
Nâmertleri nâdanları sevmezler, bu zevkleri her iki cihana değer

Alimleri arifleri var idi, bîkeslere gariblere yâr idi
Muhsin vefakârı fedakârı var idi, Merkez Efendisi hürmete değer

MEDİNE

Aşıklar beldesi Medine şehri, sinende medfundur âlemin fahri
Çekersin ağuşuna cümle erleri, yok manendin senin Muhammed şehri

Bülbüllerin nâlân, dertliler giryan, muhibb-i hanedan, sadıklar şehri
Rasül'e me'vlâsın, islâma beşik, mekar-ı hilâfet, saadet şehri

Heva-i nesimin gönül doldurur, uşşakı güldürür, erenler şehri
Muhsin sende bir kaç gün eyledi karar, canı içre sen cânansın, can Ahmed şehri
















Ahmet Cinisli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:57 PM .


3.6.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.